Herkesin merak ettiği bir konu bu aslında. İşin aslını sadece hükumet üyeleri biliyor. Medyada çıkan bilgilerin birçoğu asparagas. Peki işin aslı nedir? Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülencilerin arasını açan şey neydi?
Biraz eskilere gitmeli. Taa 6 yıl önceye. Şimdilerin teröristbaşı, o döneminse Hocaefendisi Fethullah Gülen bir açıklama yapmıştı. Tam da 12 Eylül 2010 referandumu öncesi hükumete öyle bir destek verdi ki, açıklamaları Türkiye'de gündem oldu. Ne demişti peki? "İmkân olsa mezardakilere bile "evet" oyu verdirmeli" demişti. Yani referandumdan evet çıkması için elinden geleni yapıyordu. Şimdilerde asıl maksatını okuyabilsek de, o zamanlar pek anlayamamıştık. Referandumla askerin etkinliği iyice bitirilecek, hükumetin de desteği ile ülkenin yönetim kademelerine dört koldan gireceklerdi. 

Referandumdan tam da beklendiği gibi bir sonuçla çıkıldı. %57.88 oranında Evet oyu çıkınca, Fethullah Gülen, isteklerini yerine getirmeleri için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere 3 müridini gönderdi. Müridlerinden 2'si dışarıda beklerken, diğer müridi Erdoğan ile görüştü.

Görüşmede Fethullah Gülen'in Erdoğan'dan istekleri sıralandı.

Fethullah Gülen neler istedi?

- 2011 seçimlerine kendi kontenjanlarından 150 milletvekili
- 3 bakanlık (Milli Eğitim Bakanlığı özellikle istendi)
- Cemaat okullarına, dershanelerine ve everine özel statü

Bu üç madde Erdoğan'dan talep edilince Erdoğan öfkelenerek yerinden kalktı ve "Alın bu koltuğu da size vereyim" dedi. Bu tepkinin ardından Fethullah'ın müridi odadan çıktı ve diğer kapı önündekilerle birlikte oradan ayrıldı. Başbakan Erdoğan bu istekler üzerine MİT Başkanı Hakan Fidan ile görüştü. Ardından Cemaat dosyasını açtırdı. Toplanan paraların gittiği yerler araştırıldı. MİT'in özel bir ekibi yurtdışındaki kurban kesim merkezlerini araştırdı. Fethullah Gülen Cemaati'nin kurbanları kesmediği rapor edilip Erdoğan'a sunuldu. Bunun üzerine Hakan Fidan, Gülen'in ilk hedefi oldu. Fidan'ın itibar kaybetmesi ile yerine kendi istedikleri farklı biri getirilebilirdi. Hakan Fidan'ın Oslo'daki görüşmeleri sızdırılıp Türk basınına servis edildi. Yapılanların Gülen'in emri ile yapıldığını öğrenen Erdoğan ilk olarak partisindeki Fethullahçıları ayıkladı. Ardından Gülen'in beslendiği Dershanelerin kapatılması gündeme getirildi. Bunun üzerine 17-25 Aralık'ta Gülen'in emri ile savcı ve hakimler harekete geçti. Erdoğan buna çok sert tepki verdi ve Cemaati bitirmeye ahdetti.

15 Temmuz 2016 Fethullah Gülen için varlık ya da yokluk meselesiydi. Ağustos sonrasına kadar beklenirse, vaktin çok geç olacağını biliyordu. 
Başarısız olunsa da denemekte yarar gördü ve Türkiye'yi uçurumun kenarına getirdi. 
Ülke büyük bir badire atlatsa da Gülen'in gerçek yüzünün görülmesi, olayın tek olumlu yanıydı.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
raef 1 yıl önce

az istemiş. ben olsam, ne istediler de vermedik diyen birinden, devletin tapusunu isterdim