İstanbul'da yaşayanlar hangi diyeti yapmalıdır ?

İstanbul'da yaşamak büyük bir ayrıcalık olsa da bazen insanı olumsuz etkileyen yönleri de bulunmaktadır. Günlük koşuşturmanın en yoğun olduğu İstanbul, insan yaşamında ciddi rahatsızlıklara da sebep olabilmektedir. İstanbul'da yaşayanların sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri için dikkat etmeleri gereken bazı durumlar vardır. Bu haberimizde İstanbul'da yaşayanlar için bazı sağlık önerilerimiz ve yapılması gereken diyet hakkında bilgi vereceğiz. 

İstanbul'da yaşam hızlı olduğu gibi, yeme içme işleri de hızlı yapılmaktadır. Buna bağlı olarak yaşam belirli zaman dilimleri arasında koşturmacayla geçmektedir. Sağlığı olumsuz etkilenen İstanbullular diğer yerlere nispeten daha yoğun olduklarından aşağıda bahsedeceğimiz konulara özellikle dikkat etmelidirler.

İstanbul diyeti

İstanbul'da yaşayanlar için önereceğimiz diyet , İstanbullulara has İstanbul diyetidir. Peki bu İstanbul diyeti nedir ? Nasıl uygulanır ? 

>> İstanbul diyeti, bir tür sağlığı koruma diyetidir. Bu nedenle sağlığımız için başlangıç sayılan yerden başlıyoruz. Başlangıç dediğimiz yer ağızdır. Ağızda iyi bir çiğneme yapılmadan başlayan beslenme faydadan çok zarar verecektir. Bu nedenle İstanbulluların en sık yaptıkları hatalardan birisi, hızlı yemeden dolayı çiğnememektir. Çiğnenmeden yutulan besinler mideyi ve bağırsak sistemini yoracaktır. Bu durum doğal olarak mide ve bağırsak hastalıklarına sebep olacaktır. Sağlığı düzeltmenin ilk adımı çiğnemeyi öğrenmek olacaktır. 

İlk adım : Çiğnemeyi arttırmalı

>> İstanbul'da yaşayanların dikkat etmesi gereken bir diğer husus, ayakta atıştırmaktır. Hem tıbben hem de dinen ayakta yemek sağlığı olumsuz etkilemektedir. İstanbul yaşam temposu gereği bazı vatandaşlar ayak üstü atıştırmalar yaparak beslenme işini halletmeye çalışmaktadırlar. Ayıracakları 3 dakika içerisinde yemeklerini daha sağlıklı bir şekilde oturarak yiyebilirler. Bunun için gerekirse özel bir zaman ayırmaya gayret gösteriniz. 

İkinci adım: Ayakta yeme işine son verilmeli

>> Çarşı -pazar dolaşmaya çok bir vakit bulamayan İstanbullular, maalesef hazır gıda tüketimine yönelmiş durumdadırlar. tabi ki mutlaka istisnaları vardır. Buradaki tespitlerimiz genel kanaat üzerinde oluşmaktadır.Daha pratik olmasından dolayı hazır ve donmuş gıda tüketimi oldukça fazladır. hazır ve donmuş olan bu gıdalar insan sağlığı için büyük bir tehlike arz etmektedir. Bu hazır gıdaya bağlı beslenmeden dolayı kalp-damar hastalıkları yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. 

Üçüncü adım: Hazır gıda tüketimi çok azaltılmalı

>> Beslenme ve yaşam tarzından dolayı, İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızın mümkün mertebede zeytinyağı yağı tüketimini arttırmaları gerekmektedir. Zeytinyağı tüketiminin arttırılması birçok yönden vatandaşımızın sağlığına olumlu katkıda bulunacaktır. 

Dördüncü adım: Zeytinyağı tüketimini arttırılmalı

>> Sabah aç karnına bir su bardağına bir yemek kaşığı elma sirkesi katarak içilmesi, toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olacaktır. Bu alışkanlığın kazanılması İstanbul'da yaşayanların toksin miktarlarını azaltacaktır. 

Beşinci adım: Sirke ile toksinleri temizlemeli

>> Güneş ışığını az gören İstanbullular, Süt,teryağı, ayran,peynir,yoğurt gibi süt ürünleri ile ton balığı, uskumru ve yumurta sarısı gibi besinleri daha çok tüketmelidirler. Böylece güneşten eksik aldıkları D vitamini ihtiyacını gidermiş olacaklardır. 

Altıncı adım: Süt ürünlerini daha çok tüketmeye çalışılmalı

Buraya kadar anlattığımız İstanbul diyeti, vatandaşlarımızın sağlıklarını korumaları için en önemli can alıcı noktalardı. Tabi ki bundan başka dikkat edilmesi gereken hususlar da vardır. Lakin burada anlatılanlar uygulandığında sağlığa gelecek olan zararların büyük bir kısmı engellenmiş olacaktır. Tüm İstanbullulara sağlıklı bir ömür diliyoruz...

Bu içerik WMAL.NET tarafından üretilmiştir

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.